ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi öncesi Türkiye’nin F-35 programına dönmesiyle ilgili olumlu sinyaller verirken, aynı anda milli muharip uçak KAAN için kullanılacak Amerikan F110 motorlarının satışını da onayladı. Bu gelişmeler Atina’da büyük şok etkisi yarattı ve bölgenin askeri dengeleri yeniden kurgulandı. Türk ordusunun hem mevcut hava savunma filosunu yenilemesi hem de yerli üretim KAAN projesine ivme kazandırması, Yunanistan yönetimi için beklenmedik bir stratejik hamle oldu. F-35 savaş uçağı programının durdurulması ve ardından Türkiye’nin bu süreçteki kararlılığı uzun süredir bölgede gerginlik yaratmıştı. Trump’ın son açıklamalarıyla birlikte ABD’nin NATO müttefiki olan Türk Hava Kuvvetleri’ne verdiği destek, iki ülkenin askeri iş birliğinin derinliği gözler önüne serdi. KAAN projesindeki F110 motoru konusunun netleşmesi ise hem teknolojik bağımsızlığa katkı sağlıyor hem de Türkiye’nin savunma sanayiinde elde ettiği ilerlemeyi uluslararası arenada somut bir başarıyla taçlandırıyor. Uzmanlar ve güvenlik analistleri, bu gelişmelerin sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, daha geniş bir jeopolitik perspektif içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle F-35’in geri dönüşü ve motor satışı onaylanması, Türkiye’nin hem ABD ile olan askeri bağlarını güçlendirdiği hem de kendi milli teknoloji hamlelerini sürdürdüğü anlamına geliyor. Böylece Ankara, stratejik otonomisini koruyarak aynı zamanda Batı bloğu içinde yerini sağlamlaştırmış oldu. Dünya genelinde savunma sanayiindeki gelişmelerin takip edildiğini göz önünde bulundurursak, bu tür büyük çaplı anlaşmaların hem ekonomik boyutu hem de güvenlik politikaları üzerindeki etkisi oldukça önemli. AB’nin F-35’e ‘evet’ demesi ve motor satışının onaylanması, Türkiye’nin uluslararası pazardaki konumunu artıran bir faktör olarak değerlendiriliyor. Yunanistan başta olmak üzere çevre ülkeler bu dönüşü yakından izliyor ve bölgedeki dengeyi yeniden şekillendiren bu hamlenin sonuçlarını uzun vadede görebilecekler. Sonuç olarak, Atina’da yaşanan şokun ardında yatan stratejik bir realite var. Trump yönetiminin verdiği destekle birlikte Türkiye’nin hem F-35 projesine döndüğü hem de KAAN’ın motor temini açısından yeni bir kapı araladığı açıkça görülmektedir. Bu durum, bölgesel güvenlik dinamiklerini değiştiren ve savunma sanayisinin gelişimine katkı sağlayan önemli bir adım olarak tarihe geçecek. Kaynak: Hürriyet – Anasayfa | Orijinal haber Yazı gezinmesi Londra’da Tarihi Buluş: Murat Kurum, Kral Charles ile Temiz Hava Koalisyonu’nda Görüştü Seferihisar Operasyonunda Balçova Belediye Başkanı’nın Annesi Serbest: M.Y. İfade Vererek Evinde Bırakıldı