6a3fa09b881965933d2a73ff

Türkiye’nin batı ve güneydoğu bölgeleri önümüzdeki hafta başında beklenenden daha erken bir sıcak hava dalgasıyla karşı karşıya kalıyor. CNN TÜRK Meteoroloji Danışmanı Prof. Dr. Orhan Şen, İstanbul’da hissedilen sıcaklıkların 35 dereceye yaklaşacağını, Edirne ve Kırklareli gibi illerde ise termometrenin 40 derecenin üzerine çıkabileceğini açıkladı. Aydın çevrelerinde haziran ayının en yüksek sıcaklık rekorunun kırılma ihtimalinin büyük olduğunu belirtirken, Güneydoğu Anadolu’nun bazı noktalarında sıcaklıkların 45 derece civarına ulaşması uyarısı yapıldı. Uzmanlar bu yılki iklimsel değişimi işaret ederek, temmuz ve ağustoslarda beklenenin aksine haziran son haftasında yaşanan yoğun ısınma sürecinin gelecek dönemlerde daha sert seyretmesi ihtimalini de masaya yatırdılar.

Bu durumun nedenleri arasında küresel iklim değişikliği ile birlikte görülen erken gelme eğilimi yer alıyor. Meteoroloji uzmanları, sıcak hava dalgalarının genellikle yaz aylarının ortalarında beklenirken bu yılki olayın daha önce gerçekleştiğini vurguluyorlar. Böyle bir gelişmenin hem günlük yaşamı etkilediği hem de tarım ve sağlık açısından dikkat edilmesi gereken önemli noktalar taşıdığı öne sürüldü. Özellikle yaşlıların, çocukların ve kronik rahatsızlığı olan bireylerin güneş ışığına maruz kalmaktan uzak durması gerektiğine dair uyarılar dikkate alınmalı. Şen’in verdiği bilgiye göre işiniz yoksa pazartesi, salı ve çarşamba günleri dışarı çıkmamak en güvenli yol olarak gösteriliyor.

Uzmanların değerlendirmesine göre bu sıcaklığın sadece bir hava olayından ibaret olmadığı netleşiyor. Sağlık otoriteleri yüksek ısının kalp krizi riskini artırdığını, dehidrasyon yani vücudun kurumasına neden olabileceğini belirtiyorlar. İnsan vücudu 35 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda terleme mekanizmasıyla kendini soğutmaya çalışsa da aşırı nemli havada bu süreç yavaşlayabiliyor. Özellikle büyükşehirlerde beton ve asfalt yüzeylerin tuttuğu ısının gece saatlerinde bile ortamı serinlememesi, şehir içi yaşamın zorlaşmasına yol açıyor. Bu nedenle ev içinde soğuk suyla hazırlanan içecekleri bol tüketmek ve açıkta kalma sürelerini kısaltmak önlemler arasında sayılıyor.

Prof. Dr. Şen’in ifadelere dikkat edilmesi gerekiyor çünkü uzmanlar bu yılki sıcaklık değerlerinin tarihsel ortalamaların oldukça üzerinde olduğunu kaydetti. Genellikle temmuz ayında görülen 40 derecelik sıcaklıkların haziranda yaşanması, iklimsel dengesizliklerin ne kadar hızla geliştiğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Batı ve güneydoğu bölgelerinde yaşanan bu yoğun ısınma sadece bölge halkını değil tüm ülkeyi etkileyecek şekilde yaygınlaşarak farklı illere de sıçrama potansiyeli taşıyor. Meteoroloji uzmanları, gelecek haftalarda sıcaklıkların daha da artması ihtimaline karşı vatandaşların hazırlıklı olması gerektiğini hatırlattılar.

Bu tür iklimsel değişimlerin uzun vadeleri etkilerini göz önünde bulundurmak gerekiyor çünkü aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti giderek artıyor. Sıcak dalgalarının ekonomik kayıpları, enerji tüketiminin yükselmesi ve tarım ürünlerinin verimde düşüşü gibi sonuçları da beraberinde getiriyor. Vatandaşlar bu durumu bir zaman geçici olarak görüp önlem almaktan kaçınmamalı çünkü vücudumuz yüksek ısıya alışması uzun sürer. Özellikle gün içinde en sıcak saatlerde açıkta kalınarak iş yapmaktan veya sosyal aktivitelere katılmak yerine, serin mekanlarda vakit geçirilmesi öneriliyor.

Kaynak: Hürriyet – Anasayfa | Orijinal haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir