6a3ccb88e84790d34ef1c6f3

Türkiye’nin güneşli mevsimi yaklaşırken milyonlarca insan ciltlerini korumak için güneş kremleri kullanıyor. Ancak uzman dermatoloji hekimleri, popüler ürünlerde kullanılan kimyasal filtrelerin vücutta beklenmedik bir yol izleyebileceğini uyarıyor. Prof. Dr. Zekayi Kutlubay’ın dikkat çeken ifadesine göre, bazı güneş koruyuculardaki aktif bileşenler deriden emilerek kan dolaşımına sızabilmektedir. Bu durumun en ciddi riski ise söz konusu kimyasalların hormon sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilecek potansiyele sahip olmasıdır.

Güneş yanıklarının önlenmesi ve cilt kanseri gibi korkulan hastalıklardan korunmak amacıyla yıllardır güneş koruyucular kullanılmaktadır. Piyasadaki yüzlerce farklı marka arasında tüketicinin seçim yapması gereken en önemli kriter, kullanılan filtre türüdür. Kimyasalları içeren sentetik filtraların yanı sıra minerallerden üretilen doğal alternatiflerin de günümüzde bulunduğunu vurgulanmaktadır. Profesyonellerin tavsiyesine göre özellikle çocuklar ve hassas ciltliler için mineral bazlı güneş kremlerinin tercih edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, kimyasal filtrelerin vücuda emilme oranının son yıllarda ciddi oranda arttığını belirtiyor. Bu maddelerin kan akışına karışırlak hormon dengelemesi gibi kritik işlevleri bozma riski oluşturduğu ifade ediliyor. Uzmanın önerilerine göre cilt sağlığını korumak isteyen herkes, ürün etiketlerinde ‘kimyasal içermez’ ibaresini arayarak veya mineral filtre içeren formları tercih etmelidir. Ayrıca krem sürmeden önce el ve ayak bileklerini temiz tutmak da emilimi azaltmada etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor.

Sağlık otoriteleri, kimyasallardan uzak durmanın yanı sıra güneş kremini cilde kalıcı olarak bırakmamanın gerekliliğini hatırlatıyor. Ürünleri sürdükten sonra belirli sürelerle yıkamak ve gün içinde gerekli olduğunda tekrar uygulamak daha güvenli bir yaklaşımdır. Uzmanlar, bu tür önlemlerin alınması gerektiğinin altını çizerek bilinçli tüketim alışkanlıklarının kazandırılmasını talep ediyor. Güneşin zararları bilinen iken cilt koruyucuların da kendi başına risk oluşturabileceğini unutmamak gerekiyor.

Cilt sağlığı ve çevre dostu ürünler arasında denge kurmak günümüzün en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Tüketicilerin bu konuda daha bilinçli hareket etmesi, üreticilerin ise kimyasal içeriği azaltan formüller geliştirmesi uzun vadede fayda sağlayacaktır. Sağlık bakanlığı ve ilgili sivil toplum kuruluşları da bu konudaki farkındalık çalışmalarını artırmak için yeni kampanyalar düzenliyorlar. Doğru filtre seçimi ile hem cilt kanseri riskini en aza indirmek hem de hormon sağlığını korumak mümkündür.

Kaynak: Hürriyet – Anasayfa | Orijinal haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir