6a4cc30fd76e93b6a8a9f571

Son dönemde Marmara Denizi kıyılarında görülmeye başlanan pusula denizanasının varlığı yerel halk ve tatilciler için büyük bir endişe kaynağı haline geldi. İstanbul, Tekirdağ, Çanakkale ve Balıkesir gibi önemli sahil şeritlerinde suların altında bu tehlikeli türün nüfusunun hızla arttığı gözlemleniyor. Atlantik Okyanusu’ndan gelen iklimsel değişiklikler nedeniyle bölgeye yerleşen denizanasının zehirli dokunaçları minicik bir temas bile olsa insan derisinde ciddi tahrişlere ve hastanelere götürdüğü vakalara neden olabiliyor. Sahillerde bu türün varlığıyla ilgili uyarılar sıklaştırmışken, yüzenlerin dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor.

Bu denizanasının Marmara’da yerleşik olduğu bilinen ilk yıllardan beri bilim insanları ve çevre koruma kuruluşları endişelerini dile getirmekteydi. Ancak son iki yılda gözlenen artışın nedenleri üzerinde durulduğunda küresel iklim değişikliğinin en belirleyici faktörler arasında bulunduğu ortaya çıkmış durumda. Sıcaklık artışıyla denizin sıcaklığı yükselmeye başlaması, Atlantik kökenli olan bu türün bölgede hayata atılmasını ve hızlı bir şekilde çoğalmasını sağlamıştır. Deniz ekosistemi açısından yabancı bir türun yerleşmesi doğal dengeleri bozarak yerel balıkçılık faaliyetlerini ve hatta diğer deniz canlılarının yaşam alanlarını tehdit etme riski taşımaktadır.

Uzmanlar bu durumu ciddiye alıp acil önlemlerin alınması gerektiğini belirtirken, sahillerde bilgilendirme panolarının artırılması öneriyor. Deniz biyolojisi alanında görev yapan araştırmacıların açıklamalarına göre pusula denizanasının dokunaçları insan derisinde yaralanmalara yol açarak ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Temas sonrası oluşan kızarıklık, şişlik ve ağrı gibi belirtiler zamanla kötüleşebilmekte hatta enfeksiyon kapma riski yaratabilmektedir. Bu nedenle suya girenlerin özellikle bilinmeyen bölgelere dikkatli olması gerektiği uyarısı veriliyor.

Tehlike sadece deniz altında yüzenler için değil, sahilde güneşlenen ve sığ sularda duran aileler için de geçerlidir. Çocukların bu türden uzak tutulması büyük önem arz etmektedir çünkü minik bir temas bile yetişkinlerin tahmin edemeyeceği şiddette yanıklara yol açabilmektedir. Sahil idareleri ve belediyeler ilgili bölgelerde uyarı levhaları kurarak vatandaşları bilgilendirme çalışmalarını hızlandırmıştır. Vatandaşların bu türden nasıl kaçınması gerektiğine dair eğitim programlarının da düzenlenmesi öneriliyor.

Marmara Denizi ekosistemi açısından yabancı bir denizanasının yerleşmesi uzun vadeli ekolojik sonuçlar doğurabileceği için konunun çok boyutlu bir şekilde ele alınması şarttır. Yerel halkın bu türden haberdar olması ve gerekli önlemleri almaları hayati önem taşımaktadır. İlgili kurumların deniz altında yapılan araştırmaların sıklığını artırarak pusula denizanasının yayılımını takip etmesi gerekiyor. Böylece olası felaketler önlenebilirken, Marmara’nın doğal dengeleri korunmaya devam edecektir.

Kaynak: Hürriyet – Anasayfa | Orijinal haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir