Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye’nin F-35 savaş uçağı sorunu üzerine yöneltilen basın sorularına oldukça dikkat çekici bir yanıt verdi. Türk medyasının yoğun ilgi gösterdiği bu kritik anlarda Yunanlı lider, söz konusu hassas konudaki görüşlerini dile getirmekten kaçındı ve ‘Bu konuda herhangi bir yorum yapmayacağım’ dediğini ifade etti. Özellikle ABD Başkanı Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki geçen diyaloglar hatıra geldiğinde Miçotakis’in tepkisini çekmesi, bölgedeki gerilimin diplomatik kanallardan yönetilmeye çalışıldığını gösterdi.Yunanistan Başbakanı’nın bu tutumu, iki ülke arasındaki uzun süredir devam eden F-35 ihraç anlaşmazlığının neden daha da derinleşmediğine dair önemli bir ipucu niteliği taşıyor. Yunanistan’ın NATO içindeki konumunu göz önünde bulundurarak Miçotakis’in herhangi bir kışkırtıcı adım atmak yerine sabırla beklemeyi tercih etmesi, bölgedeki istikrarı koruma çabasının parçası olabilir. Bu yaklaşım aynı zamanda uluslararası siyasette sıkça gördüğümüz ‘diplomatik sessizlik’ stratejisinin bir örneği olarak değerlendirilebilir ve krizin sıcaklığını düşürmek isteyen aktörlerin işini kolaylaştırıyor gibi görünüyor.Uzmanlar, Yunanistan liderinin Trump ve Erdoğan arasındaki görüşmelerden ayrı kalmasını şu şekilde yorumluyor. Analistler, iki büyük güç arasında gerçekleşen bu tür diyaloglarda üçüncü bir tarafın araya girmesinin veya doğrudan tepki vermesinin süreci karmaşıklaştırabileceğini belirtiyorlar. Miçotakis’in ‘söylenen şeylere yorum yapmayacağım’ ifadesi, liderin konunun diplomatik masada halledilmesini beklediği ve kendi ulusunun çıkarlarını korumak için zaman kazanmak istediğinin bir göstergesi olarak okunuyor.F-35 sorunu sadece iki ülke arasında kalan teknik bir anlaşmazlıktan ibaret değil, aynı zamanda bölgenin güvenlik mimarisini de etkileyen stratejik bir mesele haline gelmiş durumda. Yunanistan’ın NATO’nun en önemli üyelerinden biri olması ve Türkiye ile olan uzun tarihi bağları düşünüldüğünde Miçotakis’in bu konudaki geri çekilmesi dikkat çeken bir gelişme olarak karşımıza çıkıyor.Bu tür büyük güçler arasında yaşanan görüş ayrılıklarının yönetimi, küresel güvenliğin sağlanması açısından hayati önem taşıyor. Diplomatik kanalların açık tutulması ve liderlerin zaman zaman geri plana çekilerek sürecin daha sakin ilerlemesi istikrar için gerekli olan adımlar arasındadır.Kaynak: Hürriyet – Anasayfa | Orijinal haber Yazı gezinmesiİmamoğlu Silivri’de üç davanın savunmasını yaptı: İddianamedeki suçlamalar ne? Trump’tan Türkiye’ye F-35 vaadi ve İran’da ateşkesin sonu: NATO’daki gerilim tırmanıyor