Trabzon’un Düzköy ilçesinde yaşayan Selfinaz Birinci, 89 yaşındaki yaşına rağmen örgü şişlerini bırakmamış ve hayata meydan okumuş bir yaşam sürdürüyor. Altmış iki torun sahibi nine, el emeği ürünlerle sadece çevresindeki insanları mutlu etmekle kalmayıp aynı zamanda zamana da direniyor. Kendi ifadesine göre külfetinin çok olduğunu belirten Birinci, bu yük altında bile pes etmemenin sırrını sevgiden ve inandığı bir amelden alıyor. Ürettiği her bir ip dokuma ürününü çevresindekilere hediye ediyor ancak para karşılığında hiç satmıyor.Nine’nin yaşam hikayesi sadece kişisel bir başarı değil, aynı zamanda toplumsal değerlere dönüşen güzel bir örnek olarak dikkat çekiyor. Düzköy’de yaşayan Selfinaz Birinci, evinin içini sıcak tutmak için sürekli el işi yapıyor ve bu ürünleri misafirlerine veya ihtiyaç duyanlara ulaştırıyor. Aylığı olan nineye rağmen para ile vermediğini açıkça ifade eden kadın, sadece sevap kazanmak istiyor diyerek manevi karşılıklara önem veriyor. Kızları ip temin ederken boncuk ve pul gibi malzemeleri ise ninenin kendisi sağlıyor.Uzmanlar tarafından bu tür yaşlı bireylerin hayata tutunma isteği üzerinde durulurken, Birinci’nin örneğinin toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğine işaret ediliyor. Sosyal psikoloji alanında çalışan uzmanlar, 89 yaşındaki bir kadının hala üretmekten ve paylaşmaktan vazgeçmemesinin zihinsel sağlığı için büyük önem taşıdığını vurguluyor. Özellikle de bu kadar çok torun sahibi bir bireyin huzur içinde yaşadığı ortamın aile yapısını nasıl koruduğuna dair önemli veriler sunuyor.Bu haberin önemi, yaşlılık kavramının sadece dinlenme zamanı değil aynı zamanda üretkenlik ve paylaşım alanı olabileceğini gösteriyor. Selfinaz Birinci’nin yaptığı gibi gönüllü hizmetler, toplum içindeki bağları güçlendirirken genç nesillere de ilham kaynağı oluyor. Yaşlıların deneyimlerini ve el emeklerini ön plana çıkaran bu yaklaşım, modern yaşam temposunda azalıyor olsa da hala değerini koruyor.Günümüzde birçok yaşlı birey yalnızlık veya işsizlik sorunlarıyla mücadele ederken Selfinaz Birinci’nin hikayesi umut ışığı niteliğinde. Torunlarının sevgisi ve kendi inancıyla beslenen nine, hayatının her anını anlamlı kılmak için elinden geleni yapıyor. Bu tür örneklerin toplumda yaygınlaşması hem yaşlılara saygıyı arttırır hem de paylaşmanın gücünü tüm kuşaklara anlatır.Kaynak: Hürriyet – Anasayfa | Orijinal haber Yazı gezinmesiMüzayede Uzmanı Theo Burrell’in Vefatı: Araç Tutması Beyin Tümörünün İlk Belirtisi Oldu Orta Yaş Omuz Ağrısı: İhmal Edilen Duruşlar ve Sağlığınızı Tehlikeye Sokan Tuzağı