6a536f3e7c43e629aa25647b

Antalya’nın bazı semtlerinde atıl hale gelen bir inşaat alanında yaşanan dramatik olay, sosyal medyada büyük tartışmalara yol açtı. Osman K. isimli 23 yaşındaki genç adam, ruhsatsız ve güvenli olmayan yapıya girdiğinde yaklaşık üç buçuk metre derinliğindeki çukurun dibine düştü. İtfaiye ekipleri uzun bir çalışma sonunda metal merdiven yardımıyla hayata döndürülerek olay yerinden çıkarılan kişi, basın mensuplarının yakaladığı görüntüler karşısında sinirli bir duruş sergiledi ve ‘Ne çekiyorsunuz, sinema mı oynatıyoruz’ diye tepki gösterdi. Bu ifade, hem yaşanan trajedinin ciddiyetini göze almak istemeyen genç kişinin psikolojik durumunu hem de olay yerindeki medyanın yoğunluğu arasındaki gerilimi bir kez daha ortaya koydu.

Olay gerçekleştiği bölge son yıllarda şehirleşme hızı artmasıyla birlikte birçok yapı projesine sahne olmuş ancak ekonomik durgunluk ve yasal boşluklar yüzünden tamamlanmadan yarım kalmış binlerce inşaatın başını çekmektedir. Bu tür yapısız alanlara girmek, özellikle gençler arasında popüler bir eğlence faaliyeti haline gelmiş durumdadır. İnsanların risk algısı düşük olduğu bu noktalarda yaşanan kazalar sıkça yaşanmakta ve genellikle sorumluluk bilincinin eksikliği veya keyif için yapılan cesaret gösterileri sonucunda hayatlar elden çıkmaktadır. Antalya’daki bu olay da o devrimci yaşam tarzının acı neticesini bir kez daha hatırlatmaktadır.

Uzmanlar, özellikle atık inşaat alanlarına girişinin yasak olduğunu ve bunun yanı sıra bölgede kurulu bulunan güvenlik sistemlerinin ihlal edildiğini belirtmektedir. İtfaiye yetkilileri yaptığı açıklamada, merdiven ile kurtarılan kişinin sağlık durumunun iyi olduğu ancak yaşadığı korkunç anın onlara unutulmayacak izler bıraktığını ifade ettiler. Psikologlar ise böyle bir olayda ‘sinema mı oynatıyoruz’ gibi ifadelerin kullanılmasıyla ilgili olarak gençlerin travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) belirtileri gösterdiğinden ve bu tür tepkilerin uzman desteği olmadan doğru değerlendirilmemesi gerektiğini uyarıda bulunuyor. Aynı zamanda basın mensuplarının olay yerinde yoğunlaşması, mahsur kalan kişinin son anlarını kaydetme çabasıyla anlaşılması gereken bir durum olsa da, mağdurun onurunu gasp eden ve travmasını daha derinleştiren uygulamalardan kaçınılmalıdır.

Bu tür hadiselere dair tartışmalar sadece olay yerindeki kişileri değil aynı zamanda toplumun geneline de önemli mesajlar vermektedir. Atık inşaatların devlete veya ilgili kurumlara teslim edilmesi, bu alanlarda güvenlik önlemlerinin alınması ve halka yönelik bilgilendirme çalışmalarının yoğunlaştırılması gerekmektedir. Özellikle gençlerin dikkatini çekecek şekilde riskli bölgelerin işaretlenmesi ve caydırıcı uyarılar yapılması gibi adımlar atılmalıdır. Aksi takdirde, keyif amaçlı yapılan girişimler sonucunda ölümcül kazalar kaçınılmaz hale gelecektir.

Hayatın kıymetini bilmeyen bu tür eylemler toplumsal vicdanı sarsmakta ve güvenlik bilincinin önemini bir kez daha gündeme getirmektedir. Olay yerindeki genç kişinin yaşadığı korkunun hafifletilmesi için gerekli psikolojik desteklerin sağlanması gerekmektedir. Ayrıca medya etiği açısından, böyle durumlarda mağdurların onuruna saygı duyulması ve travmatik anların gereksiz şekilde yayılması önlenmelidir. Gelecek günlerde benzer olaylar yaşanmaması adına ilgili kurumların atık inşaat yönetimi üzerinde daha sıkı denetimler yapması ve halka yönelik güvenlik uyarılarını arttırması hayati önem taşımaktadır.

Kaynak: Hürriyet – Anasayfa | Orijinal haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir