Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Paul ve Jeane Briggs çifti, dünya gazetecilik tarihinde eşsiz bir aile hikayesi yaratmayı başardı. Yaklaşık 50 yıllık evliliklerinin ardından bu ikili, toplamda 37 çocuğu büyütme başarısı gösterdi. Bu sayının yarısından fazlası yani yaklaşık 32’sinin biyolojik değil, evlatlık olduğu bilinmektedirken geri kalan beşi ise çiftin kendi canlarından doğan çocuklarıdır. Ailedeki tüm bireyin yaş aralığı on ile kırk yedi arasında değişmekle birlikte, kalabalık olan bu konakta düzeni sağlamak için iş bölümü ve planlı alışveriş gibi yöntemler uygulanmaktadır. Böyle bir büyük ailenin aynı anda toplanması ve mutlu yaşam sürmesi oldukça dikkat çekici bir sosyal olgudur.Günümüzde küçük nüfuslu ülkelerde bile elli kişilikten fazla bireyden oluşan evlerin sayısı giderek azalmaktadır ki bu durumun tam tersini gösteren örnek ABD’de yaşanmaktadır. Çiftin çocukların eğitimi ve bakımı konusunda da çok titiz bir yol izlediği ifade edilmektedir. Her çocuğun kendi ihtiyaçlarına göre özel ilgi görmesi sağlanmış, böylece herkes aile içi iletişimin güçlü olduğu ortamda büyümüştür. Ailenin maddi açıdan sıkıntı çekmediğini gösteren haberlerdeki bilgiler doğrultusunda planlı bir yaşam tarzı benimsendiği görülmektedir.Uzmanlar açısından bakıldığında bu tür büyük ailelerin varlığı toplumun geleneksel değerleri ne kadar canlı tuttuğunu göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Psikolog ve sosyologların görüşlerine göre böyle geniş bir aile yapısının sağlıklı gelişebilmesi için sevgi dolu ortamın yanı sıra planlı yaşam tarzının da şart olduğu belirtilmektedir. Ailenin düzenini koruması adına sofra etrafında toplanmaları, alışverişte ortak karar almaları gibi uygulamaların çocuklarda sorumluluk bilinci kazandırdığı ifade edilmektedir.Bu hikaye günümüz dünyasında hızla değişen yaşam koşulları içinde aile bağlarının güçlendirilmesi açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir. Genç nesillerin büyükannelerin ve babalarının yaşadığı kalabalık evleri hatırlaması, toplumsal yapıdaki dönüşümleri gözler önüne serer niteliktedir. Özellikle pandemi sonrası dönemde izolasyonun yarattığı yalnızlık hissini kırmak isteyen bireyler için böyle geniş ailelerin bir ilham kaynağı olduğu değerlendirilmektedir.Sonuç olarak Paul ve Jeane Briggs’in oluşturduğu bu muhteşem aile yapısı, insanlığın sevgiyle nasıl sınırları zorlayabileceğinin güzel bir örneğini sunmaktadır. Toplumda giderek azalan evlatlık alma uygulamalarının tekrar popülerleşmesi için böyle örneklerin önemi büyüktür. Kalabalık yaşamın getirdiği sıkıntılar değil, birlik ve beraberlik içindeki mutluluklar ailenin temel taşı olarak görülmektedir.Kaynak: Hürriyet – Anasayfa | Orijinal haber Yazı gezinmesiDenizli Tavas’ta Silahla Kaçırılan Genç Kız Kurtarıldı: Şüpheli Ormanda Yakalandı, Güvenlik Kameralarında O Anlar Belirgin