Washington ve Tahran arasında gerilim tavan yaparken Bağdat yönetimi, 30 Eylül tarihi yaklaşırken iki güçlü komşu devletle olan ilişkilerini dengeleme çabası içerisindedir. Irak Başbakanı Mohammed Şiael Süleyman Zeydi’nin önünde hem ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin ülkeden çekilmesi sürecini yönetme, hem de İran’a yakın Şii milislerin silahsızlandırılması kararını uygulamaya dökme gibi zorlu görevler bulunmaktadır. Bu kritik dönemeçte Bedir Örgütü’nün iç savaş uyarısı ve İran Meclisi Başkanı Ali Larici Kalibaf’ın Bağdat ziyareti, bölgedeki atmosferin fırtına öncesi sessizliğe döndüğünü düşündürmektedir.Irak’tan yavaş yavaş çekilmeye başlanan ABD güçleri ve diğer koalisyen müttefiklerinin yerine yer alacak olan Irak silahlı kuvvetlerinin kapasitesinin artırılması süreci, bölgenin güvenlik mimarisini yeniden kurgulamayı gerektirmektedir. İran ile ilişkilerindeki gerginlikler ise Şii milislerin silahsızlandırılma emrine uyulması konusunda ciddi zorluklar çıkarmaktadır. Bu süreçte Bağdat yönetimi hem ekonomik bağımlılığını koruması gereken ABD’ye karşı, hem de bölgedeki nüfuzunu artırmak isteyen İran’a dengeli bir tutum sergileme ihtiyacı duymaktadır.Uzmanların ve siyaset analistlerinin değerlendirmelerine göre, Zeydi’nin bu iki güçlü devlet arasında yürüteceği diplomasi oyunu bölge için kritik önem taşımaktadır. Analizlerde ABD ile olan ilişkilerin tamamen kopmadan yavaşça dönüşüm geçirdiğinden bahsedilirken, aynı zamanda İran’ın bölgesel etkisini kabul etmesi veya bunu sınırlaması konusunda da bir kararlılık gerektiği vurgulanmaktadır. Kalibaf’ın ziyareti ve Bedir Örgütü’nün uyarıları, taraflar arasında doğabilecek olası çatışmaların önlenmesinde diplomatik çabaların ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.Bu gelişmelerin sadece Irak için değil, tüm Ortadoğu bölgesi güvenliği açısından hayati bir önem taşıdığı açıkça görülmektedir. Bölgedeki istikrarsızlık durumu hem bölge ülkeleri hem de küresel güçler tarafından yakından takip edilmektedir ve herhangi bir askeri çatışmanın başlaması ya da diplomatik krizin derinleşmesi tüm dünyada ekonomik ve siyasi dengesizliklere yol açabileceği endişesi bulunmaktadır. Ayrıca, Irak’ın kendi toprak bütünlüğünü koruyabilme mücadelesi de bu süreçte kilit rol oynamaktadır.Irak Başbakanı Zeydi’nin önündeki yollar oldukça zorlu görünse de bölge istikrarının sağlanması için diplomatik çabaların artırılması gerektiği düşünülmektedir. ABD ile olan ilişkilerin yumuşatıldığı ve İran’ın bölgesel etkisinin sınırlandırma yönünde adımlar atıldığı bir senaryonun gerçekleşmesi, hem Irak halkına refah getirecek hem de bölgenin güvenliği açısından önemli bir adım olacaktır.Kaynak: Hürriyet – Anasayfa | Orijinal haber Yazı gezinmesiGKRY’de İsrail Varlığı Derinleşiyor: Rumlar Kalıcı Yerleşimden Kaygılanıyor