6a7cef55466803a6bd63cef2

Yunanistan’ın başkenti Atina, son dönemde Türkiye’nin Doğu Akdeniz bölgesindeki enerji ve jeopolitik hamlelerinden kaynaklı gerilimin tırmanması üzerine stratejik konumunu yeniden gözden geçirmek zorunda kaldı. Bu arka planda bulunan çatışma riskini en aza indirmek amacıyla Yunanistan yönetimi, uluslararası arenada özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin dikkatini çekmek için yoğun bir diplomatik çaba içine girdi. Washington’dan hem güvenlik alanında hem de ekonomik işbirliği çerçevesinde ‘çifte destek’ arayışına girişen Atina, bu dönemde ilişkilerini güçlendirmek amacıyla ABD ile yürüttüğü gizli ve resmi görüşmelerin kapsamını oldukça genişletti.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri son yıllarda bölgedeki dengeyi değiştiren unsurlar arasında yer alırken, Yunanistan bu gelişmeleri kendi ulusal çıkarları açısından ciddi tehditler olarak nitelendirdi. Bu bağlamda Atina yönetimi, enerji kaynaklarına erişim ve adaların egemenlik haklarını güvence altına almak amacıyla Washington’ın bölgesel politikalarını desteklemeye çalıştı. Ancak sadece diplomatik konuşmalarla yetinmeyen Yunanistan, askeri alanda da ABD ile olan bağlarının güçlendirilmesine öncelik verdi.

Söz konusu gelişmeler üzerine bölge uzmanları ve jeopolitik analistlerin dikkatini çeken bu durumun ardında yatan stratejik nedenler yer alıyor. Uzmanlar, Yunanistan’ın Amerika Birleşik Devletleri ile olan ilişkisini sadece diplomatik bir tercih olarak değil, uzun vadeli güvenlik garantisi için kilitliyor. Özellikle NATO çatısı altında ABD’nin bölgedeki etkisinin artırılması ve Türkiye karşısında dengeyi koruma çabası ön plana çıkıyor.

Bu dönemde uzmanların dikkat çektiği en önemli nokta ise uluslararası hukuk çerçevesindeki haklılık iddialarının güçlendirilmesi yönünde. Analistler, Washington’ın hem Yunanistan’ın adaların statüsü konusunda verdiği destekten hem de bölgedeki enerji projelerine olan ilgisinden memnuniyet duyduğu belirtildi. Böylece iki ülke arasındaki ticari ve stratejik yatkınlığın artarak devam etmesi bekleniyor.

Doğu Akdeniz’deki bu gelişmelerin sadece bölgesel bir mesele değil, küresel enerji dengelerini de etkileyen boyutu taşıdığı açıkça görülüyor. Yunanistan’ın Washington’a duyduğu güven ve aradığı destek sayesinde bölgedeki istikrar çabalarının daha etkili hale geleceği değerlendiriliyor. Ancak Türkiye’nin bölgeye yönelik hamlelerinin devam etmesi durumunda bu sürecin ne kadar süreyle sürdüğünün de belirsiz olduğu vurgulanıyor.

Kaynak: Hürriyet – Anasayfa | Orijinal haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir