Amerikan Birleşik Devletleri’nde sağlık politikalarında çığır açtığını iddia eden yeni bir kararname yayımlandı. Başkan Trump tarafından imzalanan bu belgede, çocukluk çağı aşılarının takvimi ve parasetamolün kullanımına dair mevcut bilimsel görüşler sorgulanıyor. Kararnameye göre aşının otizm ile bağlantılı olduğu yönündeki eski teoriler doğrultusunda yeniden değerlendirmeler yapılması talep ediliyor. Bu adım, geçmişte benzeri görülmemiş bir şekilde doğrudan Oval Ofis’ten çıkarak bağımsız kurulların yetkisini devralıyor ve uluslararası sağlık otoritelerini şoka uğratıyor. Toplumun en hassas dönemlerinden olan çocukluk çağının kırılgan savunma hatlarına yönelik bu girişim, uzmanlar tarafından ciddiye alınmayan bir siyasi tercih olarak nitelendiriliyor.Bu gelişmenin arkasında uzun süredir devam eden ve bilimsel yöntemlerle desteklenmeyen iddialar bulunuyor. Başkan Trump geçtiğimiz yıl da parasetamolün otizme neden olduğunu savunan tartışmalı açıklamalarda bulunmuştu ve bu söylem tıp camiasının tepkisini çekmişti. O dönemde yapılan araştırmalar, ilaç ile nörolojik gelişim bozukluğu arasında hiçbir bağ olmadığını kanıtlayarak Trump’ın iddialarını geçersiz kılmıştı. Ancak yeni kararnameyle birlikte aşılar da bu ‘otizm endişesi’ üzerinden tekrar masaya yatırılıyor ve bilimsel verilerin önüne siyasi bir gündem konuluyor. Bu durum, geçmişte yapılan hatalı açıklamaların tekrarı olarak yorumlanıyor.Tıp dünyası ve bağımsız sağlık uzmanları kararnameye şiddetle karşı çıkarak uyarılarını duyurdu. Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı kurulların yaptığı sayısız çalışma, çocukluk aşılarının güvenliğini kanıtlamış durumda. Otizm vakalarında aşılama ile zamanlamadaki bir korelasyonun bulunmadığı bilimsel literatürde net bir şekilde yer alıyor. Uzmanlar, kararnameyi kamuoyunu yanlış bilgiye maruz bırakmaya yönelik bir girişim olarak eleştiriyor ve aşılanmanın kesintiye uğratılması durumunda ortaya çıkacak sağlık risklerinin boyutlarını hatırlatarak uyarıyor. Doktorların büyük çoğunluğu, hastalıklarla mücadelede aşının önemsiz rolünü vurguluyor.Sağlık otoriteleri özellikle parasetamol konusu üzerinde de durarak bu tür iddiaların tamamen sahte olduğunu belirtiyorlar. İlaç endüstrisinin veya tıbbi teşhislerin siyasi bir araç haline getirilmesi, halk sağlığını tehlikeye atıyor. Aşıların etkisi konusunda yapılan son çalışmalar, aşılanmayan bireylerde görülen enfeksiyon hastalıklarının arttığını ve bu durumun çocuklarda ölümlere yol açabildiğini gösteriyor. Bilim insanları, kararnamenin içeriğinin halk sağlığı için potansiyel bir felaket olabileceği konusunda netleştiler ve bilimseliyle siyasi argümanın arasındaki farkın yeniden hatırlanması gerektiğine dair çağrılarında ısrar ediyorlar.Bu kararname, küresel sağlık sisteminin temel taşlarından biri olan güveni sarsma potansiyeline sahip. Aşılanmayı reddetme eğilimi arttıkça bulaşıcı hastalıkların geri döneceği endişesi tüm dünyada hissediliyor. Eğer bu yöndeki girişimler desteklenirse, toplumda yaralar açık kalabilir ve yıllar süren bilimsel ilerlemenin bir gecede sarsılması mümkün görünüyor. Sağlık politikalarının belirlenmesinde bilim insanlarının sesinin duyulması ve siyasi iradenin tıbbi gerçeklere saygı duyması hayati önem taşıyor. Tarih, halk sağlığına zarar veren kararlara karşı verilen mücadelelerin bir zamanlar başarıyla sonuçlandığını gösterse de bu seferki durum farklı görünüyor.Kaynak: Hürriyet – Anasayfa | Orijinal haber Yazı gezinmesiİspanya’nın Kuzey Afrika Kıyılarında Kriz: İsrail’in Hamlesi ve Masadaki Yeni Hesaplar Atina Washington’dan Çifte Destek Arıyor: Türkiye’nin Doğu Akdeniz Hamleleri Sonrası Gerilim Yükseldi