Türkiye’nin modern tarihindeki en sancılı gecelerden biri olan darbe girişimi, tam on yıl öncesine geri döndü. 15 Temmuz 2016 akşamı Ankara’da başlayan ve İstanbul’daki Taksim Meydanında zirve alan bu başarısız komplo, milletin kahramanca direnişiyle püskürtülerek son buldu. O günde hayatını kaybeden 253 vatandaşımızla birlikte yaralanan binlerce kişinin acısı hala taze iken, zamanın akışı sadece bugüne değil o karanlık geceye de ışık tuttu. Fethullah Gülen tarafından yönetilen bu hain darbe girişimiyle ilgili kararlar seçimlerden hemen sonra verilmiş olsa da, olayların gerçek boyutu 15 Temmuz gecesi netleşti.Bu sürecin arka planını anlamak için son yıllarda Türkiye’de yaşanan gelişmeleri ve örgütün hedeflediği yapıyı gözden geçirmek gerekir. FETÖ soruşturması kapsamında ortaya çıkan belgelerle birlikte bu oluşumun sadece bir terör grup değil, devlet kurumlarını ele geçirme çabasında olduğunu gördük. 2013’ten itibaren kurulan tuzaklar ve hazırlanan senaryolarla ülkenin istikrarına tehdit oluşturulmaya çalışıldı ancak Türk milleti bu manipülasyona aldanmadı. Seçim sonuçları değerlendirildikten sonra örgüt yöneticileri için yeni bir oyun alanı açılmıştı ki, bu durum 15 Temmuz gecesinde patlama yaptı.Olayın üzerinden geçen on yıl içinde uzmanlar ve siyasetçiler sıkça konuya değinerek halkın direniş ruhunu vurguluyor. Darbe girişiminin başarısız olması sadece bir askeri operasyonun durması değil, aynı zamanda toplumda oluşan bilinçlenmenin en somut kanıtı oldu. Piskoposlar ve güvenlik uzmanları da bu dönemde sürekli olarak ‘demokrasi ile din arasında çizgi’yi korumak gerektiği uyarılarını yaparken, halkın birleşik duruşunun hayati önem taşıdığını belirttiler. Gülen’in verdiği kararların ardındaki mantığın aslında içten dışarıya baskı kurmak olduğunu analiz eden uzmanlar, milletin bu zorlu testte nasıl aştığının örnek alınmasını öneriyor.Bu başarısız darbe girişimi sonrası Türkiye’nin güvenlik anlayışında köklü değişiklikler yaşandı ve demokrasi ile din ilişkisi yeniden şekillendirildi. Şehitlerimizle birlikte milyonların yüreklerinde yer eden bu olay, sadece bir dönemin değil tüm Türk milleti için sembolik anlam taşıyor. Artık her yıl 15 Temmuz’da yapılan anıtlar, o geceye kurban gidenlerin hatırasını canlı tutuyor ve gelecek nesillere bu direnişin ruhunu aktarıyor. Bu sayede toplumun bir parçası haline gelen olaylar, artık sadece geçmişte kalmış değil, bugünün güvenliğinin temeli olarak değerlendiriliyor.10 yıl geçti ancak unutulacak hiçbir şey yokken bugün bile o geceyi anmak ve şehitlerin ruhunu şad etmek önem taşıyor. Bu direniş sayesinde Türkiye demokrasi yollarında ilerlemeye devam ediyor ve halkın bu büyük fedakarlığı asla unutmayacağız.Kaynak: Hürriyet – Anasayfa | Orijinal haber Yazı gezinmesiİstanbul’da Tarihi An: 15 Temmuz’un Onuncu Yılında Milli İradeyi Gösterişle Desteklediler Bartin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde Adalet Süreci ve Vatandaşların Hak Arayışı Devam Ediyor